Türk Devletlerinde Süreklilik: Yeniçerilerden Günümüz Memur Yasaklarına

Türk Devletlerinde Süreklilik: Yeniçerilerden Günümüz Memur Yasaklarına

 Türk devletlerinde süreklilik esastır. Geçmişte yaşanan her olayda bu esası görmek mümkündür. Öyle ki bu süreklilik ilk Türk devletlerinden İslamiyet'in kabulü dönemindeki Türk devletlerine, oradan da günümüze kadar gelmiş uygulamalar mevcuttur. Bu duruma en bilindik örneklerden birisi kuvvet komutanlıklarının, kuruluş tarihi Mete Han'ın tahta geçtiği yılı kabul eden kara kuvvetleri komutanlığı ve Çaka Bey Beyliği'ni kuruluş yılını kabul eden deniz kuvvetleri komutanlığı, kuruluş tarihleridir. 
Bir başka süreklilik esası da meclislerdir. Her ne kadar cumhuriyet rejimine geçiş ile meclisten söz edilse de ilk Türk devletlerinde devlet işlerinin görüşüldüğü Kurultay da bir meclistir. Kurultay'ın Osmanlı Devletindeki karşılığı Meşveret Meclisi olarak sayılabilir. Devlet yönetiminden devam edecek olursak hükümdarın çocuğunu yetiştiren görevlilere ataman denirken aynı görevi Osmanlı Devleti'nde yapanlara Lala denirdi. 
Devletin sürekliliği esası, sadece bu tür benzerliklerden ibaret değildir. Alınan kararların kati suretle uygulanması ve geri dönülmemesi de bu sürekliliğin bir parçasıdır. Örneğin ilk Türk devletlerinde devlet hükümdarın ve ailesinin ortak malıyken bu kapsam daraltılmış ve devlet hükümdarın malıdır anlayışına evrilmiştir. 
Bu sürekliliği günümüzde de görmemiz mümkün. Geçtiğimiz günlerde yapılan "Devlet memurları gelir getiren herhangi bir işle uğraşamaz" gibi bir açıklama geldi. Tabi bu açıklama ile yayılan söylentiler ve kafa karışıklıkları da işin bir başka boyutu. Bu kısıtlamanın kimleri kapsayacağı konusunda kesin bir açıklama yok. Resmi bir açıklama yapılana kadar da söylentilerin ve kafa karışıklıklarının sonu gelmeyecek. Bu konuda bir akademisyenin yaptığı bir paylaşımına denk geldim ve konunun sosyal boyutunu nasıl etkileyeceğini de düşünmeye başladım. Öyle ki memurluk kapsamı geniş bir alan ve sosyal medyada mecralarında konu anlatımı yapan akademisyen ve öğretmenler de bu kısıtlamaya tabii mi? Eğer öyleyse çöplüğe dönüşen sosyal mecralarda temiz, doğru ve emin bilgilerin kaynağı olan insanlar bu mecralarını kapatacak mı? Kapatılan bu mecraların yeri nasıl dolacak? Bilgiye ulaşmanın hem bu kadar hızlı olduğu hem de bu kadar tehlikeli olduğu bu dönemde öğretmenlik mesleğini yapan kişilerin bilgilerini paylaşamayacak olması nasıl bir durum meydana getirecek?
Bu tür soruların ardı arkası bitmez. Alınan bu kararın gelecekteki etkilerini, olumlu/olumsuz, düşünürken aklıma Osmanlı döneminde ticaretle uğraşan ve maaş defterlerini bir çek yaprağı gibi kullanan yeniçeriler geldi. Ocağın kapanması da diğer olaylar gibi bir sürece bağlıydı. Bu sürecin tepe noktalarından birisi de yeniçerilerin başıbozuk, eşkıya gibi davranmaları, ticaretle uğraşmaları ve halka faydalarından çok zararları olmaya başlamasıdır. Hâl böyle olunca da yeniçeri ocağı bir sebeple kaldırılmıştır. Bugünlerde konuşulan bu konu da aynı sürecin yaşanıyor olmasından kaynaklanmış olabilir. Bazı memurların ikinci el sitelerinde otomobil, arsa, tarla, dükkan ve ev ilanları takip etmeleri, emlakçılar ve galericiler ile içerik üretmeleri, hatta bu işleri bazı kişilerin mesai saatleri içerisinde yapıyor olması böyle bir kararın alınmasına sebep olmuş olabilir.
657 sayılı devlet memurları kanunu dolayısı ile bu tür faaliyetlerde bulunan memurların memurluğuna son verilmesini mümkün kılan bir madde olmamasından dolayı olsa gerek devlet aklı "Ben sizin işinize son veremiyorum ama yaptığınız faaliyetleri kısıtlayabilirim" gibi düşünmüş olabilir. 
Sözün özü;
Görüldüğü üzere günümüzde her ne karar alınırsa alınsın, mutlaka geçmişte bir örneği ya da temeli vardır. Eeee diyen boşa dememiş "Tarih tekerrürden ibarettir!" diye.
   Teşkilatlanma kabiliyeti yüksek bir toplum olarak, internetteki bilgi kirliliğine karşı durmayı bir ödev biliyoruz. Akademik bir unvanım olmasa da kaynaklara dayalı, temiz ve doğru bilgiyi sunmayı şiar edinen bir eğitim gönüllüsü olarak; değerli akademisyenlerimizin ve öğretmenlerimizin dijital dünyada bıraktığı o kıymetli bayrağı gururla taşımaya ve bu bilgi ormanını büyütmeye her zaman hazırım.

Yorumlar

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Meşrutiyet Dönemi Özet ve Detaylı Notlar

Karşılaştırmalı Yönetim Yapıları